avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul

Ticari dava şartı arabuluculuk, 1 Ocak 2019'dan itibaren hayatımıza giren ve iş dünyasındaki uyuşmazlıkların aylar süren davalar yerine haftalar içinde çözümünü hedefleyen zorunlu bir filtredir.

1. Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Kavramının Tanımı ve İşleyişi

Ticari dava şartı arabuluculuk (7155 Sayılı Kanun m. 20), Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını bir yasal zorunluluk haline getiren sistemdir. Bu sistemde, arabulucuya başvurmadan doğrudan mahkemeye giden davacının davası, "dava şartı yokluğu" nedeniyle esasa girilmeden (usulden) reddedilir. Arabuluculuk süreci, tarafları bir masa etrafında toplar ve uyuşmazlığı mahkeme dışında, gizlilik prensibiyle çözmeyi amaçlar.

Süreç, taraflardan birinin adliyelerdeki "Arabuluculuk Bürosu"na başvurmasıyla başlar. Sistem tarafından atanan tarafsız bir arabulucu, taraflarla iletişime geçerek toplantı günü belirler.

2. Hukuki Niteliği: Bir "Dava Şartı" Olarak Arabuluculuk

Arabuluculuk, hukuki niteliği itibariyle bir "alternatif uyuşmazlık çözüm yolu"ydu; ancak yasa koyucu bunu "dava şartı" yaparak sürecin içine dahil etmiştir. Hukuki bakımdan, arabuluculukta anlaşılan hususlar üzerinde bir daha dava açılamaz. Arabuluculuk sonunda düzenlenen "Anlaşma Belgesi", mahkeme ilamı niteliğindedir (icra edilebilirlik şerhi ile birlikte) ve doğrudan icraya konulabilir.

3. Kapsam ve İstisnalar

4. Süreler ve Masraflar

Arabuluculuk süreci kural olarak **6 hafta** içinde sonuçlandırılmalıdır; zorunlu hallerde bu süre en fazla 2 hafta daha uzatılabilir. Taraflar anlaşamazsa, arabulucuya ödenen ücretin yarısı (tarifeye göre) haksız çıkanı belirlemek üzere devlet tarafından karşılanır ve davanın sonunda kaybeden tarafa yükletilir. Taraflar anlaşırsa, ücret kural olarak eşit paylaşılır.

5. Yargıtay and Mahkeme Yaklaşımları

Yargıtay tarafından benimsenen mutlak kural; "Arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmemesinin telafi edilebilir bir eksiklik olduğu ancak hiç başvurulmamış olmasının esastan ret sebebi olduğudur." Yargıtay'ın en sık karşılaştığı sorun, uyuşmazlığın "ticari dava" olup olmadığının saptanmasıdır. Yargıtay, davanın "mutlak ticari dava" (Örn: Bonoya dayalı takip) olması durumunda arabuluculuğu zorunlu kılarken; "nispi ticari davalarda" tarafların her ikisinin de tacir olup olmadığını ve işin ticari işletmeleriyle ilgili olup olmadığını titizlikle inceler.

Mahkemeler arası uygulamada, "anlaşamama tutanağı" olmadan açılan davalar anında reddedilmektedir. Yargıtay, arabuluculuk davetine geçerli bir mazeret sunmadan katılmayan tarafın, davanın sonunda haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulması gerektiğini (cezai şart gibi) savunmaktadır. Ayrıca Yargıtay, arabuluculukta görüşülen konuların "dar yorumlanmaması" gerektiğini; tutanakta genel bir ifade varsa o uyuşmazlığın tüm boyutlarıyla konuşulduğunun kabul edilmesini içtihat etmektedir. Son dönemde Yargıtay, menfi tespit davalarında (borçlu olunmadığının tespiti) arabuluculuğun zorunlu olup olmadığına dair tartışmalara nokta koyarak, miktar içermeyen bu davaların da ticari nitelikli ise arabuluculuk kapsamında olduğunu belirtmiştir.

6. Genel Değerlendirme ve Sonuç

Ticari dava şartı arabuluculuk, zamanın para olduğu iş dünyasında "sulh"un en hızlı yoludur. Mahkemelerin iş yükünü azaltırken, tarafların ticari sırlarını ve ilişkilerini korur.

Sonuç olarak, arabuluculuk masasına hazırlıklı oturmak davanın kendisinden daha kârlı sonuçlar doğurabilir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizin ticari uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreçlerini bizzat yönetmekte; masada doğru hukuki argümanları sunarak anlaşma ihtimallerini değerlendirmekte ve anlaşma sağlanamaması durumunda davanın ispat altyapısını bu aşamadan itibaren sağlam bir şekilde kurmaktayız.

Kavramlar Listesine Dön