1. Unutulma Hakkı Kavramının Tanımı ve Mahiyeti
Unutulma hakkı, bireyin internet üzerinde yer alan kendisine ait rahatsız edici, doğruluğunu yitirmiş veya gereksiz hale gelmiş bilgilerin, arama motorlarında kendi ismiyle yapılan sonuçlarda çıkmamasını isteme hakkıdır. Teorik olarak Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın (Google Spain Kararı) ardından dünyada yayılan bu hak, ülkemizde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesi kararlarıyla tescillenmiştir. Unutulma hakkı, bilgi edinme özgürlüğü ile kişilik hakkı arasındaki hassas dengenin bir ürünüdür. İnternetin "asla unutmayan" yapısı, bireylerin geçmişteki bir suç kaydı veya asılsız bir haber nedeniyle ömür boyu damgalanmasına yol açtığından; hukuk, belirli şartlar dahilinde bu verilerin "görünmez kılınmasını" emreder.
2. Unutulma Hakkının Temel Kriterleri
- Zamanın Geçmiş Olması: Haberin üzerinden yıllar geçmesi ve güncelliğini yitirmesi.
- Kamu Yararının Azalması: Kişinin toplumsal konumu itibarıyla o bilginin artık toplumu ilgilendirmemesi.
- Doğruluk: Yanlış bilgilerin veya kesinleşmiş beraat kararı olan haberlerin silinmesi önceliklidir.
- Özel Hayatın Mahremiyeti: Verinin kişinin cinsel, tıbbi veya ailevi sırlarına ilişkin olması.
3. Arama Motorlarından İsmin Kaldırılması
Unutulma hakkı, verinin komple silinmesinden ziyade; arama motorlarında (Google vb.) isim aratıldığında o sonuca ulaşılamamasını hedefler (Indekslemeyi durdurma).
4. Yasal Başvuru Yolları
Veri sorumlusuna (web sitesi veya Google) başvuru, Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na şikayet veya Sulh Ceza Hakimliği'nden "erişim engeli" talebi temel yöntemlerdir.
5. Yargıtay and Anayasa Mahkemesi Yaklaşımları
Yüksek yargı tarafından benimsenen mutlak kural; "Arşiv değerinin kişilik hakkının önüne geçmemesi"dir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14 yıl önceki bir cinsel saldırı haberinin, fail beraat etmiş olsa dahi internette durmasını; kişinin sosyal hayata karışmasını engelleyen "ölçüsüz bir yük" olarak görüp unutulma hakkı kapsamında erişimin engellenmesine hükmetmiştir. Anayasa Mahkemesi ise (N.B.B. Kararı), adli sicil kaydı silinmiş bir kişinin eski suç haberlerinin hala arama motorlarında çıkmasını; devletin "maddi ve manevi varlığını koruma yükümlülüğü"nü ihlal ettiği gerekçesiyle hak ihlali saymıştır.
Mahkemeler arası uygulamada, "kişinin kamusal yönü" en büyük engeldir. Yargı, bir siyasetçinin, üst düzey bürokratın veya ünlü bir sanatçının geçmişteki skandallarını unutulma hakkı kapsamında değerlendirirken çok daha katı davranmaktadır; çünkü burada "kamu yararı" baskındır. Son dönemde yargı, her "sil beni" talebini kabul etmemekte; verinin tarihsel değer taşıyıp taşımadığını, haberin o dönemki verilere göre doğru olup olmadığını ve kişinin bu haberden ötürü halihazırda somut bir zarar görüp görmediğini irdelemektedir. Ayrıca, unutulma hakkı ile "sansür" arasındaki çizginin aşılmaması için verinin tamamen yok edilmesi yerine "erişimin kısıtlanması" yöntemi tercih edilmektedir.
6. Genel Değerlendirme ve Sonuç
Unutulma hakkı, dijital çağda "ikinci bir şans" hakkıdır. Bireyin kendi geleceğini, geçmişinin gölgesinden kurtarmasına olanak tanır.
Sonuç olarak, eski haberler, asılsız yorumlar veya silinmiş adli sicil kayıtlarının internette görünmesi nedeniyle itibar kaybı yaşayan bireyler için Sulh Ceza Hakimliği ve KVKK nezdinde hukuki prosedürler mevcuttur. Şişman Hukuk Bürosu olarak, arama motorlarından içerik kaldırılması; unutulma hakkı başvurularının yapılması ve haksız internet kayıtlarının engellenmesi süreçlerinde uzman vekillik sunmaktayız.