1. Zorunlu Arabuluculuğun Tanımı
Zorunlu arabuluculuk, aslında arabuluculuğun "iradilik" ilkesine bir istisnadır; ancak mecburi olan sadece "masaya oturup ilk toplantıyı yapmaktır". Türk hukukunda "Dava Şartı Arabuluculuk" olarak da adlandırılır. Hukuk sistemimizde işçi-işveren uyuşmazlıkları ile başlayan bu uygulama, zamanla ticari uyuşmazlıklar, tüketici uyuşmazlıkları ve son olarak kira uyuşmazlıkları gibi geniş bir alana yayılmıştır. Amaç, tarafları mahkemenin sert iklimine girmeden önce masada bir kez olsun konuşturmak ve barış ihtimalini denemektir.
Eğer bir uyuşmazlık zorunlu arabuluculuk kapsamındaysa ve taraflar arabulucuya gitmeden doğrudan dava açarsa, mahkeme davanın esasına hiç bakmadan "dava şartı yokluğu" nedeniyle davayı usulden reddeder.
2. Hukuki Niteliği
Zorunlu arabuluculuk, hukuki niteliği itibarıyla bir "olumlu dava şartı"dır. Kamu düzenini ilgilendirir ve hakim tarafından her aşamada kendiliğinden araştırılır. Ancak dikkat edilmesi gereken husus şudur: Arabuluculuk masasında anlaşmak zorunlu değildir. Taraflar ilk toplantıya katılıp, "Biz anlaşmak istemiyoruz" diyerek masadan kalkabilirler. Kanun sadece "denemeyi" zorunlu kılar, "sonucu" değil.
Sürecin sonunda düzenlenen "Anlaşamama Tutanağı", o davanın açılabilmesi için gerekli olan yasal bir "anahtar" hükmündedir. Dava açılırken bu tutanağın aslı veya onaylı örneği dilekçeye eklenmek zorundadır.
3. Zorunlu Arabuluculuk Kapsındaki Uyuşmazlıklar
Güncel mevzuat uyarınca şu davalarda arabuluculuk zorunludur:
İş Hukuku: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, işe iade talepleri gibi bireysel ve toplu iş sözleşmelerinden doğan her türlü işçi/işveren alacağı.
Ticari Uyuşmazlıklar: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan her türlü ticari dava.
Tüketici Uyuşmazlıkları: Tüketici mahkemelerinde görülen ve miktarı parasal sınırın üstünde olan uyuşmazlıklar.
Kira ve Diğerleri: 2023 itibarıyla kira uyuşmazlıkları, ortaklığın giderilmesi ve kat mülkiyeti davaları da bu kapsama alınmıştır.
4. Süreç ve Süreler
Zorunlu arabuluculukta zaman yönetimi kritiktir:
Başvuru: Genellikle adliyelerdeki arabuluculuk bürolarına yapılır.
Görevlendirme: Büro tarafından otomatik sistem üzerinden bir arabulucu atanır.
Toplantı Süresi: Arabulucu, görevlendirildikten itibaren iş hukukunda 3+1 hafta, ticari uyuşmazlıklarda 6+2 hafta içinde süreci tamamlamak zorundadır.
Maliyet: Anlaşma durumunda ücret taraflarca (aksi kararlaştırılmadıkça eşit) ödenir; anlaşamama durumunda ilk 2 saatlik ücret devlet tarafından karşılanır, geri kalanı davanın yargılama giderlerine eklenir.
5. Yargı Kararları ve Uygulama Yaklaşımı
Yargıtay, zorunlu arabuluculuk tutanaklarının içeriğinin çok net olmasını arar. Eğer tutanakta "hangi kalemlerde anlaşıldığı veya anlaşılamadığı" tek tek belirtilmemişse, davanın görülemeyeceğine karar verebilir. Ayrıca, toplantıya geçerli bir mazeret bildirmeden katılmayan tarafın, dava sonunda haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamını ödemeye mahkum edileceğine dair emredici kararlar mevcuttur.
Mahkemeler ayrıca, "dava şartı" olan arabuluculuk tutanağının dava açılırken sunulmamasını bir eksiklik olarak görür ve davacıya 1 haftalık kesin süre vererek tamamlanmasını ister; tamamlanmazsa davayı usulden reddeder.
6. Değerlendirme ve Sonuç
Zorunlu arabuluculuk, vatandaşın adalete erişim yolunda karşısına çıkan "er meydanı"dır. Davanın yıllar sürmesini istemeyen taraflar için bu yasal zorunluluk, aslında bir fırsat penceresidir. Ancak sürecin ciddiye alınmaması veya toplantıya katılmama gibi hatalar, dava aşamasında telafisi imkansız zararlara yol açabilir.
Sonuç olarak, zorunlu arabuluculuk masası sadece bir formalite değil, davanın bir parçasıdır. Şişman Hukuk Bürosu olarak, müvekkillerimizin arabuluculuk süreçlerini bizzat takip ediyor, toplantılarda en güçlü hukuki argümanlarla masaya oturuyor ve davadan önce barışçıl yollarla hakkın alınması için profesyonel müzakere desteği sağlıyoruz.