avoguzhansisman@hotmail.com Han Plus Çarşısı, Sultaniye Mah. 330. Sk., Esenyurt / İstanbul

Zorunlu dava arkadaşlığı, maddi hukuk hükümleri veya kanun gereği, bir davanın birden fazla kimse tarafından birlikte açılmasının ya da birden fazla kimse aleyhine birlikte açılmasının mecburi olduğu durumdur. Eksikliği, davanın usulden reddine yol açar.

1. Zorunlu Dava Arkadaşlığının Tanımı

Zorunlu dava arkadaşlığı, taraf teşkilinin sağlanması açısından davanın en kritik usuli aşamalarından birini temsil eder. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 59 ve 60 hükümleri uyarınca; uyuşmazlığın konusu olan hakkın veya borcun tek bir kişi tarafından kullanılamayacağı ya da tek bir kişiye karşı ileri sürülemeyeceği hallerde karşımıza çıkar. Bu durumda, dava arkadaşları arasında öyle bir bağ vardır ki mahkeme, ancak tüm arkadaşların huzuru ile davayı esastan karara bağlayabilir.

Bu müessese, "Maddi Zorunlu Dava Arkadaşlığı" ve "Şekli Zorunlu Dava Arkadaşlığı" olmak üzere iki grupta incelenir. Maddi yönden zorunluluk, genellikle mülkiyet yapısından kaynaklanırken; şekli yönden zorunluluk ise kanunun davanın yürütülmesini kolaylaştırmak veya tek bir hüküm tesisi için emrettiği hallerdir.

2. Hukuki Niteliği

Zorunlu dava arkadaşlığının hukuki niteliği, "taraf ehliyeti" ve "dava şartı" ile yakından ilişkilidir. Zorunlu dava arkadaşlarından birinin dahi dava dışında kalması, mahkemenin karar vermesini engelleyen bir usuli eksikliktir. Bu eksiklik giderilmeden verilen kararlar, Yargıtay nezdinde doğrudan bozma sebebidir. Zorunlu dava arkadaşlığında arkadaşlar; kural olarak "tek bir taraf" gibi hareket ederler. Yani birinin sunduğu delil, kural olarak diğerlerini de etkiler ve mahkeme davanın sonunda tüm arkadaşlar için tek bir hüküm verir.

Bu sebeple, bu müessesede irade birliği esastır. İhtiyari dava arkadaşlığındaki bağımsızlık burada yoktur; dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadırlar. Karar herkes için aynı sonucu doğurmak zorundadır (hükmün birliği).

3. Zorunlu Dava Arkadaşlığının Unsurları ve Şartları

Bir uyuşmazlığın zorunlu dava arkadaşlığı kapsamında değerlendirilebilmesi için şu şartlar aranır:

Maddi Hukuktan Kaynaklanan Zorunluluk: Hakkın bölünmezliği veya elbirliği mülkiyeti (Örn: Miras ortaklığı) gibi nedenlerle, hakkın tüm ilgililerce beraber kullanılması gerekir.
Kanuni Zorunluluk: Kanun koyucunun bazı davaların mutlaka birden fazla kişiye karşı açılmasını emretmiş olmasıdır. (Örn: İdari yargıda işlemin birden fazla kurumu ilgilendirmesi).
Tekit ve İnfaz Kabiliyeti: Davanın sonunda verilen hükmün fiilen infaz edilebilir olması için tüm ilgililerin taraf olmasının şart olmasıdır.

4. Uygulama Alanı

Pratikte en sık karşılaşılan zorunlu dava arkadaşlığı örnekleri şunlardır:

Elbirliği Mülkiyeti (Miras ve Ortaklık): Mirasçıların tereke malları üzerinde elbirliği mülkiyeti vardır. Üçüncü bir şahsa karşı açılacak bir tapu iptal davasında veya terekeye yapılan tecavüzün önlenmesinde tüm mirasçıların beraber davacı olması zorunludur.

İstihkak Davaları: İcra hukukunda mahcuz malın (haczedilen malın) mülkiyeti üzerindeki çekişmelerde, malın borçlu ile birlikte üçüncü şahsın elinde olması durumunda taraflar arasındaki ilişki zorunlu dava arkadaşlığına doğru evrilebilir.

Babalık ve Soybağı Davaları: Bazı durumlarda anne ve çocuğun beraber veya birbirlerine karşı olan davalarında taraf teşkilinin kanun gereği zorunlu kılındığı haller mevcuttur.

5. Yargı Kararları ve Uygulama Yaklaşımı

Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı çok katıdır. Yüksek yargıya göre, zorunlu dava arkadaşlığı "davanın görülme olanağına" (taraf teşkiline) ilişkin olup, hakim tarafından davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) gözetilmelidir. Eğer dava eksik tarafla açılmışsa, mahkeme "bu eksikliği gider" diyerek davacıya kesin süre vermeli; buna rağmen giderilmezse "taraf teşkilinin sağlanamaması" nedeniyle davayı usulden reddetmelidir.

Kararlarda vurgulanan bir diğer nokta ise "hükmün bölünmezliği"dir. Zorunlu dava arkadaşlarından birinin lehine, diğerinin aleyhine farklı sonuçlar doğuracak bir hüküm kurulamaz. Temyiz aşamasında da bir arkadaşın temyiz yoluna başvurması, kural olarak diğerlerini de etkiler.

6. Değerlendirme ve Sonuç

Zorunlu dava arkadaşlığı, adaletin doğru tecelli etmesi için kurgulanmış bir güvenlik mekanizmasıdır. Bir uyuşmazlığın tüm taraflarının aynı masada (mahkeme huzurunda) olması, gerçek maddi gerçeğin ortaya çıkmasını ve verilen kararın ileride "ben taraf değildim, karar beni bağlamaz" denilerek sakatlanmasını önler.

Sonuç olarak, dava açılmadan önce uyuşmazlığın taraf yapısının zorunlu dava arkadaşlığı gerektirip gerektirmediği titizlikle analiz edilmelidir. Bir mirasçının dahi unutulması davanın aylar, hatta yıllar süren usuli tartışmalarla tıkanmasına yol açabilir. Şişman Hukuk Bürosu olarak, karmaşık veraset ve ortaklık yapılarından doğan uyuşmazlıklarda taraf teşkilini hatasız sağlayarak müvekkillerimizin davalarını en hızlı ve güvenli şekilde sonuçlandırmaktayız.

Kavramlar Listesine Dön